İçeriğe geç

İsimlendirme ve Seri Adı Üzerine

Yazmaya başladığım serinin olası ismi ve adlandırması seriyi kafamın içinde oluşturmaya başlamadan önce bile fazlasıyla üzerine düşündüğüm, bir türlü karar veremediğim ve haddinden fazla emek harcadığım bir konuydu. Kitap, oyun, film hatta müzik; kategori fark etmeksizin ortaya koyulan bir eserin ismi bence tarifsiz derecede önem arz ediyor. Bu bir okuyucunun ortaya koyulan sanat eserinden de önce karşılaştığı belli belirsiz bir bariyerin doğal şekli gibi sanki. Okuyucu eseri okuyup okumamaya, onunla vakit geçirip geçirmemeye ve hatta ona ilgi duyup duymamaya bile bu eserin ya da eserler bütününün ismiyle karar veriyor.

Seriye koymayı düşündüğüm ilk isim serinin henüz bir seri bile olmadığı, on yıl kadar önce tek kitaplık bir öykü yazmaya çalıştığım sırada düşündüğüm Griffin’in Yolu‘ydu. Nitekim geçen zamanlarda bu isim yerini önce Kan ve Dans‘a, daha sonra Yeni Çağ’ın Külleri‘ne bıraktı. Zaman içerisinde bu isim üzerinde giderek daha fazla düşündüm. Kan Saltanatı ve Gecenin Rüzgarları fazlasıyla emin olduğum güçlü, vurucu ve temayı olabildiğince doğru yansıtan isimlerdi. Yine de bunlar serinin ismi olmaktan ziyade kitapların veya bölümlerin ismi olmaya daha yatkınlardı. Bir eserin isminin güçlü olması gerektiğini düşünüyorum. Buz ve Ateşin Şarkısı, akılda kalıcı ve şiirsel olarak edebi perspektifte fazlasıyla etkileyici bir isim. Yüzüklerin Efendisi, ilgi çekici ve temanın tüm gerçeklerini okuyucuya çarpan bir isim. Dune, Yerdeniz, Otostopçu’nun Galaksi Rehberi vs vs. Her biri eşsiz, güzel ve akılda kalıcı isimler.

Yine de tüm bu düşünceler sonucunda ulaştığım isim pek de içime sinmemesine rağmen Terkedilmiş Saga olmuştu. Bu isim kısa ve akılda kalıcıydı, evet. Buna rağmen vurgulamak istediğim estetikten, temadan ve edebi estetikten olabildiğince uzak, bağımsızdı. Sanki çıkan bir dize oyunun seri ismi gibiydi, ortalama ve yavandı. En sonunda karar verdiğim isim, serinin başlangıcında da vurguladığım, serinin temelini ve bütün bir estetiğini vurgulayan Alacakaranlıktan Şafağa olmuştu. Bu okuyucuya onu öykünün devamında neler beklediğini söyleyen, oluşturmak istediğim temayı vurgulayan ve istediğim edebi tona fazlasıyla uygun bir isimdi. Alacakaranlıktan Şafağa serisi Gecenin Rüzgarları‘yla başlayıp Şafağın Gözyaşları‘yla bitecekti.

Kategori:Meta